Yenidoğan Emzirmesi

//Yenidoğan Emzirmesi

Yenidoğan Emzirmesi

Yenidoğan Emzirmesi

Dokuz aylık süreç bitti ve kucağınızda bir mucize duruyor. Şimdi sıra onu besleyip büyütmeye geldi. Hiç bir anne bu eşsiz sürecin emzirme sorunları ile kesintiye uğramasını istemez. O nedenle birbirinizi tanımak ve daha ilk andan emzirmeye başlamak önemlidir. İlk anlarda bebeğiniz için emmek, sizin için ise emzirmek biraz zor olsa da zamanla yenidoğan emzirmesi sürecini doğru adımlar ile çok daha kolay bir rutine dönüştüreceğinizden şüpheniz olmasın.

İster sezaryen, isterseniz de normal doğum yapmış olun -eğer anne ve bebeğin sağlık durumu elveriyorsa- daha ilk andan tensel temas çok önemlidir. Bu hem sizin rahatlamanızı ve süt üretiminizi artırır, hem de bebeğinizin sakin kalmasını, memeyi kendi refleksleri ile aramasını sağlar.

Sütüm Yeterli mi?

Ciddi bir sağlık problemi yoksa, doğum yapan her annenin sütü yeterlidir ve kendi bebeği için özeldir. Süt olarak bilinen beyaz sıvının gelmesi 2-3 günü bulabilir. Ancak bu süre içerisinde çok daha değerli olan kolostrum gelir. Genelde sarı renkli ve bal gibi yoğun kıvamlı olan bu ilk sütün küçük bir miktarı dahi (bir çay kaşığı kadar) bebeğinizin minik midesinde yeterli alan kaplayacağından doymasını sağlar. Ayrıca kolostrum, yeni doğan bir bebeği dış dünyadaki ortamın zararlarından koruyan antikorlar içerdiği için ilk aşı olarak da tanımlanır.

Doğumu takip eden 3-4 gün sonrasında yavaş yavaş memelerinizin daha dolgun ve sıcak olduğunu hissedebilirsiniz. Hatta ilk süt geldiği zamanlarda hafif ateşiniz varmış gibi de hissetmeniz olağandır. Bu durum sütün geldiğini ve artık daha aktif emzirmeye başlamanız gerektiğini gösterir. Kolostruma oranla daha ince kıvamlı olan bu süt, emzirmenin sonlarına doğru tekrar yoğunlaşır. Emzirme başındaki süte ilk süt; daha yağlı ve besleyici olan ve emzirmenin sonlarına doğru gelen süte ise son süt adı verilir. Bebeğiniz memede uzun süre kaldıkça ilk süt ile susuzluğunu giderirken, son süt ile ihtiyacı olan tüm beslenme ögelerini alarak gittikçe kilo alır.

Bebek her memede kaldıkça, vücut emzirme zamanlarını mükemmel yapısı ile ayarlar. Burada sizin bu sisteme müdahale etmemeniz gereklidir. Yani bebek ne kadar isterse o kadar memede kalmalı, hatta yine ne zaman isterse o zaman emebilmelidir. Unutmayın ki bebek ne kadar memede kalırsa, o oranda memeler uyarılacak ve beyne daha fazla süt üretimi konusunda sinyaller gidecektir. Böylece arz-talep dengesi içerisinde süt üretiminiz de artacaktır. Yani sütü artırmanın en etkili yolu her zaman aktif olarak emzirmektir. Sizin belirli bir saat aralığı koymanız bu sistemi sekteye uğratacağından, bebek ne zaman isterse emzirmeye dikkat etmelisiniz.

Bunların yanı sıra özellikle geceleri emzirmeye dikkat etmelisiniz. Çünkü annenin dinlenebildiği bu süre içerisinde süt üretimini sağlayan prolaktin hormonunun çalışması en üst seviyededir. Bu nedenle geceleri bebeğinizin anne yanında, kendi yatağında güvenle uyuması, annenin bebeğinin varlığını hissetmesi süt üretimi için de katkıda bulunacaktır.

Süt Akışı

Bebeğinizin emme esnasında bazen yavaş, bazen de ritmik ve hızlı hareketler sergilediğini görebilirsiniz. Bu tamamen sütün akışı ile ilgilidir. Özellikle hızlı emmeden sonra bebekler süt akışının artmasını beklemek için yavaşlarlar. Eğer bu yavaşlama esnasında bebeğiniz uykuya dalmışsa, hafifçe kulak kenarlarını okşayabilir ve yeniden emmesi için teşvik edebilirsiniz. Eğer tam olarak uykuya dalmışsa ve memeyi hafifçe çektiğinizde kendiliğinden bırakıyorsa doyduğu anlamına gelir. Özellikle yeni doğan bebeklerin midelerinin çok küçük olduğunu düşünürseniz, azar azar ve sık emmek isteyeceklerdir. Bu durum sütünüzün yetmediğini ya da bebeğin doymadığını değil, aksine sık sık ve az emmesi sütün yeterli geldiğini gösterir. zira yeni doğan bebekler ilk günlerde günde 12-14 kez, takip eden haftalarda ise günde 8-10 kez emmek isterler.

Bebeğin Memeyi Doğru Kavraması

Bebeğinizi emzirmeden önce kendiniz rahat bir şekilde oturun. Ardından kucağınıza aldığınız bebeğin sırtını, boynunu ve kollarını güzelce destekleyin. Siz ve bebeğiniz rahat bir pozisyon aldıktan sonra meme ucunu bebeğin dudaklarına hafifçe değdirerek ağzını açmasını sağlayabilirsiniz. Bebek ağzını iyice açtığında, meme ucunu ve çevresindeki kahverengi alanın büyük bir bölümünü ağzının içine aldığından emin olun.

Emme esnasında bebeğin tüm vücudu anneye dönük olmalıdır. Anne, memeyi C şeklinde, yani alttan dört parmaklar ve üstten de baş parmak ile desteklemeli, parmakların kahverengi kısma değmemesine özen göstermelidir. Bebek bir memeyi emdiğinde ve yavaşladığında, nazikçe ayrılarak diğer memenin de boşaltılması sağlanmalıdır. Böylece her iki memede süt salgılayacağından süt üretimi daha da artacaktır.

Meme Başı Yaraları

Yukarıda bahsettiğimiz şekilde meme başı ve çevresindeki kahverengi alanın büyük bir bölümü bebeğin ağız içerisinde olmazsa zamanda meme ucu yarası oluşacaktır. Diğer bir deyişle bebek memenin sadece başını emiyorsa, bu emzirme esnasında hem size acı verir hem de bebek tam anlamı ile sütü çekemeyeceğinden doymayacaktır. Bu konuda doğumdan sonra emzirme konusunda bilgili bir hemşireden yardım almanızı öneriyoruz.

Eğer doğru emzirme pozisyonu alamama nedeniyle meme ucunda yara ve çatlak oluşmuş ise ilk yapmanız gereken şey doğru emzirme pozisyonunu bulmanız olacaktır. Yani bebek meme çevresindei kahverengi alanı tamamen kavradığında yara oluşmayacaktır. Buna karşın meme ucu yara olsa dahi emzirmeyi bırakmamalısınız. Anne sütü iyileştirici özellikte olduğundan hem yaralarınızı tedavi edecek, hem de bebeğinizin emzirme süreci kesintiye uğramayacaktır.

Öte yandan bir takım iyileştirici yöntemler ile yaraların zamanla kapanmasını sağlayabilirsiniz. İlk etapta sıcak kompres yapmak işe yarayacaktır. Temiz bir bezi sıcak suya batırarak meme başına koyulmalı ve 10-15 dakika beklenmelidir. Bunun yanı sıra sıcak duş da işe yarayan bir diğer yöntemdir. Doktorunuza danışarak dilerseniz hindistan cevizi yağı, badem yağı ya da zeytin yağı gibi yağlar ile mesaj da yapabilirsiniz. Emzirme öncesinde kalan yağları ılık su ile temizleyerek bebeğinizi emzirebilirsiniz.

Son olarak içerisinde lanolin bulunan kremlerden de kullanabilirsiniz. Yoğun kıvama sahip olan bu kremler meme dokusuna ekstra nem kazandırdığı için çatlak ve yaralar kabuk tutmadan iyileşecektir. Bu kremlerin içeriği tamamen saf ve doğal olduğu için bebeğiniz için de son derece güvenlidir.

Doğru pozisyon ve teknikler ile son derece keyifli olan emzirme yeni doğan bebekler için hayati öneme sahip olduğundan, ilk başlarda zor olsa da sonraki günlerde hem bebek hem de anne için keyifli olan bu süreci doğru önlemler ile uzun süre devam ettirmek mümkündür.

By | 2019-03-12T10:13:18+00:00 Ekim 18th, 2018|Bebeğinizin İlk Yılı|Yenidoğan Emzirmesi için yorumlar kapalı