ve… Doğumum! – bebeKulüp
Categories: Blog

ve… Doğumum!

Hamile olduğumu öğrendiğim günden beri hem kabuslarıma giren hem de iple çektiğim doğum tam da 40. Haftaya girdiğim gün başlamıştı. Doğumdan önceki hafta ‘sen hala doğurmadın mı’ sorularıyla da pekişen bir ‘ben sonsuza kadar hamile olacağım herhalde’ hissi beni yalnız bırakmamıştı. Onca zaman beklediğim an hiç gelmeyecekmiş gibi geliyordu, zaten günüm de geliyordu, günüm geçecek, doğumu tetikleme ve sezeryan seçenekleri konuşulmaya başlanacak, ben onca zaman hazırlandığım normal doğum hayalimden uzaklaşacakmışım gibi geliyordu. Bereket bunların hiçbirine gerek kalmadı tüm bebeğim vaktini çok iyi ayarlamıştı.

39+3 itibariyle sancılarım başlamıştı. Çok düzensiz, günün belli saatlerinde çok da yoğum olmayan kasılmalardı bunlar. Doğum sancısı mı, Braxton Hicks mi yoksa acaba yediğim birşeyden dolayı bağırsak sancısı mı hiç çözemeden 1-2 gün geçip gitti. 39+6’da kasılmalarım gün boyu hiç durmadı. En büyük korkum doğumun erken aşamalarında panikleyim gereksiz yere hastaneye giderek kendimi strese sokmak ve dolayısıyla doğumumu olumsuz etkilemekti. O yüzden hiç saate bakmadım, kasılmaların aralıklarını takip etmedim. Günüme devam ettim, o gün eşimle alışverişe gittik, öğle yemeğine çıktık, dolaştık. Akşamki aile yemeğimize katıldık. ‘Bir gelişme var mı’ diye merakla bekleyen aile fertlerine ‘Sancı gibi bişey var ama bilemiyorum, doğum sancısı değildir herhalde’ deyip durdum, onlar da benim rahatlığımı görünce ‘daha vaktin vardır herhalde’ deyip geçiştirdiler.

Gece eve gidince kasılmalarımın artık epey sıklaştığını hissettim ama yine de kıvrandıracak bir seviyede değillerdi. Saat tutmanın vaktidir dedim ve sancıların 4 dakikada bir gayet düzenli bir şekilde geldiğini farkettim. Eşimle doğum mudur değil midir diye konuştuk ve eğer doğumsa bile ben çok rahat olduğum için hastaneye gitmek için erken olduğuna karar verip her ihtimale karşı dinlenelim dedik. Saat 23.00’da yattık ve ben hemen uyudum.

Saat 01.30’da şiddetli bir kasılmayla ve yoğun bir akıntı hissiyle uyandım. Lavaboya koştum veeee… sulu kanlı akıntımın suyumun açılışının habercisi olabileceğini düşünerek hemen eşimi uyandırdım. ‘Vakit geldi, gidelim’ dedim ve panik içinde ikimiz de sağa sola koşuşturup son hazırlıklarımızı tamamladık. Telefon şarjerlerini çantaya attık, uzun süre dönemeyiz diye köpeklerin ve kedinin yemeklerini verdik ve yola koyulduk. İkimiz de panik ve korkudan konuşmadan saat 02.00 civarı hastaneye vardık. Bu arada sancılarım hala 4 dakika aralıklıydı, önceki geceye göre biraz şiddetlenmişti ama yine çok da rahatsız edici değildi. Sancılar sırasında konuşmaya devam edebiliyordum.

Hastanedeki güler yüzlü hemşire beni NST cihazına bağlayıp 20 dakika kadar sancılarımı takip etti. Biz de bu arada eşimle hastane yatağına uzanıp film izledik belki dikkatimiz dağılır da biraz sakinleşiriz diye (Nafile!). 20 dakikanın sonunda hemşire sancılarımın yoğun olduğunu ve muhtemelen sabah veya öğle saatlerinde doğuracağımı söyledi. Açıklığımı görmek için servikal muayene yaptı ve henüz 3 cmde olduğumu, üzerimi değişip rahatlamamı, hastanede dolaşarak sancılanmamı önerdi. Açıkçası daha çok yolum olduğu için biraz moralim bozulmuştu ama aynı zamanda da hemen doğrumuyorum diye paniğimiz biraz azalmıştı. Eşim arabada kalan eşyaları almaya gitti ben de bu arada geceliğimi giydim.

Hamileliğim boyunca squat yapmaya ne kadar önem verdiğimi anlatmıştım. Squat’ın pelvisi uygun pozisyona getirip doğumun hızlanmasına faydası olduğuna okuduğum türlü yazıdan sonra kendimi inandırmıştım. Bu yüzden kalkıp squat yapayım dedim. İlk squatım için çömelmemle birlikte çok garip bir hisle suyumun tüm şiddetiyle açılması bir oldu. O andan önce sancılarım 10 üzerinden 3 şiddetindeyse bir anda sancılarım 10 üzerinden 10, hatta 10 üzerinden 100 şiddetinde olmuştu. Artık oturmam, yatmam mümkün değildi. Sadece sancı süresince eşime asılıp sallanabiliyordum. Çıkardığım seslere gelen hemşire beni tekrar NST’ye bağladı. O sancıların arasında 20 dakika yatmak ölüm gibiydi resmen. Hemşirenin elini patlatacak kadar sıkıyordum. Bu arada acil olarak çağrılan ebe gelmişti ve bana kendini tanıtmıştı. İlahi bir sakinlikle banan asıl nefes alıp vermem gerektiğini anlatıyordu. Sancılarım boyunca zavallı ebeye tüm gücümle sarılıp sıkıyordum, hayatımı o kurtaracakmış gibi gelmişti, bir anda çok güvenmiştim ebeme. Sancılarım arasında itmek istediğimi söylediğim an panikleyen ebe hemen serviks kontrolü yaptı ve….  Tam 8 cm açıklığım olduğunu söyledi. Bir önceki kontrolden bu yana sadece 45 dakika geçmişti ve ben 3cm’den 8 cm’e çıkmıştım! Sancıların şiddetini açıklıyordu bu.

Tüm itirazlara ragmen ıkınmama engel olamadığım farkedilince beni doğumhaneye çıkardılar. Doğumhaneye varınca hazırlıklar tamamlanana kadar tekerlekli sandayede beklememi rica ettiler ama ben sancıdan yerimde duramıyordum ve doğum masasına kendim tırmanarak herkesi paniğe sokmuştum. Bu arada doktorum geldi ve tüm sakinliğiyle bana ‘Çok iyi gidiyorsun’ dedi. ‘Nasıl iyi gidiyorum?’ diye bağırdığımı hatırlıyorum. ‘Bir an önce doğurmak istiyorsan beni dikkatlice dinle o zaman’ dedi ve bana nasıl ıkınmam gerektiğini anlattı.

Ikınmamı engellemeye çalışmadan bütün gücümle itebilmek bir nevi rahatlamaydı benim için. Tüm gücümle ıkındım. İlk ıkınmadan sonra doktora ‘Ben sanırım yapamayacağım, vazgeçmek istiyorum doktor!’ dedim (Sanki bu aşamada vazgeçmek mümkünmüş gibi). Doktorumsa beni cesaretlendirmek için uzanıp bacaklarımın arasında olan bebeğimin kafasından bir tutam saç kesip bana gösterdi: ‘ Yapamıyorum ne demek? Yaptın bile!’ dedi. Gerçekten o an sona çok yakın olmanın verdiği motivasyonla iki kere daha ıkındım ve bebeğim saat 04.30’da, hastaneye geldikten sadece 2.5 saat sonra doğdu!

Bebeğiniz doğunca ona karşı müthiş bir aşk besleyip dünyanın en şahane duygusunu tattığınız söylenir. Açıkçası o an ben sadece hayatta olduğum için mutluluk ve rahatlık hissettim :). Bebeğime olan aşkım onu kucakladıktan sonra başladı ve gün geçtikçe arttı ama o an insan kendini düşünüyor, ne yalan söyleyeyim.

ayse

Paylaş
Yazan
ayse

Yeni Makaleler

  • Bebeğinizin İlk Yılı

Bebek Gelişim Tablosu

Bebek  Gelişimi Bir bebeğin kilo ve boy gelişimini etkileyen bir çok faktör vardır. Bunlardan bazıları: Beslenme Cinsiyet Genetik faktörler Uyku…

Ekim 22, 2019 10:40 am
  • Bebeğinizin İlk Yılı

En Doğru Emzirme Pozisyonları

Emzirmeye başlamadan önce annenin emzirme konusunda bilgi sahibi olması, bu süreçte daha az endişelenmesini ve daha az sorun yaşamasını sağlar.…

Ağustos 27, 2019 7:30 am
  • Bebeğinizin İlk Yılı

Bebeğinizin Kakası Size Ne Anlatır?

Bebeğin doğumdan itibaren kakasında görülen değişimler, onun sindirim sisteminin nasıl çalıştığı hakkında gerçekçi bilgiler vermektedir. Özellikle bu durumda ilk olarak…

Ağustos 23, 2019 11:29 am
  • Bebeğinizin İlk Yılı

Bebeklerde Kolik

Yeni doğan bebeklerde genel olarak doğumdan 1-2 hafta sonra ortaya çıkan ve 7.-8. haftalarda en yüksek noktasına ulaşan şiddetli ve…

Ağustos 23, 2019 10:20 am
  • Hamilelik

Kahverengi Akıntı Hamilelik Belirtisi Mi?

Hamilelik süresince anne adayının vücudu büyüyen bir bebeğe en konforlu ve sağlıklı ortamı oluşturmak adına hormonlarda dengesiz artış ve inişlere…

Ağustos 21, 2019 8:30 am
  • Hamilelik

Arı Sütü İle Hamile Kalmak

Kısırlık (infertilite) ile mücadele eden çiftler bir takım bitkisel ürünler ile gebelik şansını artırmaya devam etmektedirler. Bu çiftlere tavsiye edilen…

Ağustos 15, 2019 9:49 am