Hamilelikte Tansiyon : Bilmeniz Gereken Herşey- bebeKulüp
Categories: Hamilelik

Hamilelikte Tansiyon

Hamilelik süresince değişen hormonlara bağlı olarak tansiyon değişiklikleri meydana gelebilir. Kabul edilebilir düzeydeki değişiklikler herhangi bir probleme neden olmasa da yüksek tansiyon ya da düşün tansiyon bir takım ciddi olumsuzluklara neden olduğu için, her hamile anne adayının tansiyonu hem rutin kontrollerde hem de günlük hayatta düzenli olarak kontrol edilmelidir.

Kan basıncı (tansiyon) nedir?

Kalbin düzenli olarak kasılması ve damarlara kan pompalaması süreci dolaşım sistemi için olmazsa olmaz bir süreçtir ve neticede kan basıncı denen mekanizmayı meydana getirir. Kalp ile damarlara iletilen kan, organlara, dokulara ve hücrelere iletilir. Buradan alınan kan ise toplardamar vasıtasıyla tekrar temizlenmek üzere kalbe getirilmektedir. Damarların etrafında ise ince bir kas tabakası yer almaktadır. Eğer ölçüm yapılan o anda kan basıncı normal seyrinde ise bu kaslar gevşer ve kan akışı düzenli olarak devam eder. Eğer kan basıncı yükselirse, bu kas yüzeylerinde aşırı kasılmalar meydana geleceğinden, kanın organlara iletimi de güçleşir ve bir takım problemler meydana gelecektir.

Gün içerisinde dahi bazı değişiklikler gösteren kan basıncı her kişide farklı özellikler gösterir. Ancak uzun süre kan basıncının düşük ya da yüksek seyretmesi demek bir takım sorunların varlığını göstermektedir. Hamile kadınlar için 120/80 ile altındaki değerler normal olarak kabul edilse de; eğer 140/90 değerleri görülüyorsa, yaşanılacak olumsuzluklar ortaya çıkmadan müdahale edilmesi gereklidir.

Kan Basıncının Gebelikte Bebeğe Etkisi Nasıldır?

Normal bir insanda dahi yüksek tansiyon olarak bilinen hipertansiyon bir takım sorunlara yol açsa da, gebelikte yüksek tansiyonun varlığı bebeğin yaşamını riske atabilir. Çünkü bebek ihtiyacı olan besin ve oksijeni annesinden almaktadır. Eğer kan basıncı yükselirse, damarlara olan kan akışı yavaşlayacağından, bebeğin plasentasına da yetersiz kan gidecektir. Bu da bebeğin beslenme ve oksijen alma süreçlerini olumsuz olarak etkiler. Bu durum uzun süre devam ederse ya bebeğin gelişimi çok yavaşlar ya da hayati tehlikesi ortaya çıkabilir.

Gebelikte Yüksek Tansiyon Çeşitleri ve Etkileri

Eğer anne gebe kalmadan önceki normal yaşamında da yüksek tansiyon problemi yaşıyorsa, bu duruma kronik hipertansiyon adı verilir. Normal şartlarda daha önceden oluşmuş, gebelik nedeniyle sonradan var olmamış bu durum genellikle hamilelik döneminde de devam edebilir. Bu tip anne adaylarının sürekli doktor kontrolü altında tutulmaları, normal gebelere göre aksatmadan tansiyon kontrollerinin daha sıkı yapılması gereklidir. Yüksek tansiyon nedeniyle bebeğin gelişimi de oldukça yavaşlayacağından, hipertansiyona bağlı ilaçların kullanılıp kullanılmayacağı sizi takip eden doktorunuzun kararına bağlıdır. Gerekli gördüğü taktirde doktorunuz bazı ilaç değişiklikleri de yaparak, sürece o şekilde devam edilmesini isteyebilir. Tedavi gerçekleştirilmezse, kalp krizi ile kalp yetmezliği gibi ciddi problemler ortaya çıkabilmektedir.

Gestasyonel Hipertansiyon

Anne adayında daha önceden yüksek tansiyon problemi yoksa, gebeliğin özellikle ikinci trimesterinden sonra ortaya çıkmışsa buna Gestasyonel Hipertansiyon denilmektedir. Gebeliğe bağlı bir takım hormonal değişiklikler nedeniyle ortaya çıkan bu sorun, genellikle doğumdan sonra ortadan kaybolmaktadır. Sıklığı ne olursa olsun gestasyonel hipertansiyon yaşayan anne adaylarının da devamlı doktor kontrolünde olması gereklidir. Özellikle preeklampsi (gebelik zehirlenmesi) oluşabileceğinden ihmal edilmemelidir.

Preeklampsi (Gebelik Zehirlenmesi)

Preeklampsi, rahimde bulunan ve bebeğin beslenmesini sağlayan ince ve kıvrımlı şekildeki arter damarlarının aşırı miktarda daralması ile birlikte bebeğin artık beslenemediği bir durumdur. Genellikle en büyük belirtisi yüksek tansiyona yol açması ile böbrekler üzerinde fazla strese neden olarak idrarda protein atılımının görülmesidir. Bunların yanı sıra şiddetli baş ağrısı, el, ayak ve yüzün hızla şişmesi, karın ağrısı, bebekteki hareketsizlik, kanama, kan kusma, idrarda kan ve görme yeteneğindeki problemlerdir.

Bu konuyla ilgili ayrıntılı bilgi içeren makalemize bir göz atabilirsiniz…

Yüksek Tansiyonun Nedenleri

Genellikle daha önceki yaşamında hipertansiyon öyküsü, böbrek hastalığı, şeker hastalığı gibi durumlarda anne adayında yüksek tansiyon görülmektedir. Öte yandan çoğul gebelikler, bebekteki bazı genetik hastalıklar, bebeğin amniyon sıvısının fazla olması, anne adayının yaşının 20’den küçük ya da 40’dan fazla olması ile molar gebelik durumlarında da hipertansiyon ortaya çıkabilmektedir.

Hipertansiyonun varlığı tansiyon ölçümü esnasında, idrar testinde, göz muayenesindeki retina incelemelerinde, karaciğer ile böbreklere ait testlerde ve kan pıhtılaşması testlerinde tespit edilebilmektedir.

Gebelikte Tansiyon Düşüklüğü

Genellikle gebeliğin ilk trimesterinde ortaya çıkan düşük tansiyonun en önemli nedeni hormon seviyelerindeki değişmelerdir. Bu değişimlere bağlı olarak damarlardaki düz kaslarda gevşemeler meydana geleceğinden, kan basıncının bir miktar değişmesi normal kabul edilir ve genelde ciddi sağlık sorunlarına neden olmaz.

Tansiyon düşüklüğünün belirtileri olarak baş dönmesi, gözlerde kararma, halsizlik, baygınlık, bulantı ve kusma hissi, nadiren de olsa sık sık ve hızlı nefes alışverişi, konsantrasyon zorluğu, soluk ten, aşırı susama, devamlı yorgunluk hali ile bulanık görme sayılabilir.

Düşük tansiyonun bebek üzerinde ciddi bir zararı yoktur. Genellikle baş dönmesi ve göz kararması yarattığı için anne adayında denge kaybına, düşmelere ve yaralanmalara neden olmaktadır.

Düşük tansiyon için genellikle bir ilaç tedavisi uygulanmaz. Doktorun önerdiği şekilde günlük hayatta daha yavaş hareket etmek, ağır egzersizlerden ve yorucu faaliyetlerden kaçınmak gereklidir. Ayrıca anne adayında halsizlik ve baygınlık hissediliyorsa, ayakta kalmadan hemen oturmak, uyku pozisyonu olarak sol tarafa yatmak önerilir.
İkinci trimesterin başlarında kan seviyesinde artış meydana geleceği için, eğer düşük tansiyonun altında başka bir patolojik neden yok ise kendiliğinden düzelecektir. Bu esnada sıvı alımının yeterli düzeyde olması ve tuz alımının sınırlandırılması gereklidir. Bazı durumlarda doktor önerisi ile serum tedavisi de uygulanabilir.

ayse

Paylaş
Yazan
ayse

Yeni Makaleler

  • Bebeğinizin İlk Yılı

Bebek Gelişim Tablosu

Bebek  Gelişimi Bir bebeğin kilo ve boy gelişimini etkileyen bir çok faktör vardır. Bunlardan bazıları: Beslenme Cinsiyet Genetik faktörler Uyku…

Ekim 22, 2019 10:40 am
  • Bebeğinizin İlk Yılı

En Doğru Emzirme Pozisyonları

Emzirmeye başlamadan önce annenin emzirme konusunda bilgi sahibi olması, bu süreçte daha az endişelenmesini ve daha az sorun yaşamasını sağlar.…

Ağustos 27, 2019 7:30 am
  • Bebeğinizin İlk Yılı

Bebeğinizin Kakası Size Ne Anlatır?

Bebeğin doğumdan itibaren kakasında görülen değişimler, onun sindirim sisteminin nasıl çalıştığı hakkında gerçekçi bilgiler vermektedir. Özellikle bu durumda ilk olarak…

Ağustos 23, 2019 11:29 am
  • Bebeğinizin İlk Yılı

Bebeklerde Kolik

Yeni doğan bebeklerde genel olarak doğumdan 1-2 hafta sonra ortaya çıkan ve 7.-8. haftalarda en yüksek noktasına ulaşan şiddetli ve…

Ağustos 23, 2019 10:20 am
  • Hamilelik

Kahverengi Akıntı Hamilelik Belirtisi Mi?

Hamilelik süresince anne adayının vücudu büyüyen bir bebeğe en konforlu ve sağlıklı ortamı oluşturmak adına hormonlarda dengesiz artış ve inişlere…

Ağustos 21, 2019 8:30 am
  • Hamilelik

Arı Sütü İle Hamile Kalmak

Kısırlık (infertilite) ile mücadele eden çiftler bir takım bitkisel ürünler ile gebelik şansını artırmaya devam etmektedirler. Bu çiftlere tavsiye edilen…

Ağustos 15, 2019 9:49 am