fbpx

Hamilelikte Beslenme

//Hamilelikte Beslenme

Hamilelikte Beslenme

Hamilelikte Beslenme

Yaşamınız boyunca sağlıklı ve dengeli beslenmeye dikkat etmeseniz de, gebe kaldığınız andan itibaren kendiniz ve bebeğiniz için yapabileceğiniz en iyi şeylerden biri de beslenme düzeninizi değiştirmek olacaktır. Çünkü önünüzdeki aylarda hem kendi vücudunuzun ihtiyaçlarını karşılamak, hem de her hafta değişim geçiren bebeğinizi en iyi şekilde beslemek zorundasınız. Ayrıca doğru ve dengeli beslenme şekli ile hamileliğiniz boyunca aşırı kilo almayarak, daha enerjik ve fit kalmanız da cabası! İşte hamilelikte beslenme ile ilgili dikkat etmeniz gereken püf noktalar:

Hamilelikte Beslenme ve Kilo Alımı

Aslında beslenme şeklinizi hamile olduğunuz andan itibaren değil de, gebelik planlamanızdan önce değiştirmeniz daha iyi olacaktır. Hali hazırda sağlıklı beslenen biriyseniz, rutininizde ufak tefek değişiklikler yapmadan aynen devam edebilirsiniz. Yani genel görüşün aksine iki kişilik yemeniz gerekmemektedir! Evet, besin ihtiyacınız bir miktar artmış olabilir ancak enerji gereksinimi konusunda ikinci ve üçüncü trimesterda günde sadece 300 kalori almanız yeterli görülüyor.

Öte yandan hamilelik boyunca sağlıklı kilo almaktan korkmamalısınız. Halk arasında az kilo alan gebelerin daha kolay doğum yapabileceği inancı olsa da, aslında gebeliği boyunca yeterli kilo alamayan anne adayları hem erken doğum riski ile karşı karşıya kalabilirler hem de bebekte kalp ve akciğer sorunları ortaya çıkabilir. Bunun dışında vücudunuzun yağ depolamasından da çekinmemelisiniz Çünkü sağlıklı bir gebelik boyunca vücut doğum sonrasında -özellikle emzirme döneminde- bu depoladığı yağları enerji olarak kullanacaktır.

Gebeler İçin Gıda Grupları

Gebeliğiniz boyunca genel olarak öğün atlamamalı ve her iki öğün zamanı arasında çok fazla zaman harcamadan porsiyonları bölerek fazla doygunluk hissini azaltabilirsiniz. Hamile kadınların normal kadınlara göre en temel gereksinimleri arasında folik asit, kalsiyum, demir ve protein ihtiyaçları yer almaktadır.

Folik Asit

Yeşil yapraklı sebzeler, zengin tahıllar, makarna, ekmek, turunçgiller ve fasulye gibi besinlerde bulunan ve folat adı ile de bilinen folik asit, bebeğin omurilik ve beyin gelişiminde nöral tip defekti olarak bilinen doğum kusurlarını önlemeye yardımcı bir B vitaminidir. Hayati önem taşıyan folik asit kullanımını doktorunuz zaten gebelik planlamanızdan önce başlatacaktır. Eğer gebe olduğunuzu ansızın öğrendiyseniz, derhal folik asit kullanmaya başlamalısınız. Günde 600 ile 800 mikrogram alınması gereken miktar olup, bunu sadece besinlerden almak zor olabilir. Bu nedenle doktorunuzun tavsiye edeceği folik asit tabletlerini ek olarak düzenli şekilde kullanmalısınız. Aynı zamanda yine doktorunuzun kontrolünde folik asite ek olarak kullanabileceğiniz Omega 3, bebeğin beyin gelişimi, sinir sistemi ve gözün retina tabakasının oluşumunda son derece etkilidir.

Kalsiyum

Bebeğinizin kemiklerinin ve dişlerinin oluşumu için en gerekli takviyelerden biri de kalsiyumdur. Gebelik boyunca günlük kalsiyum ihtiyacı genelde 1000 miligramdır. Eğer yeteri miktarda kalsiyum tüketmezseniz, vücut depolarınızdaki kalsiyumu kullanmak zorunda kalacaktır. Süt ve süt ürünlerinde yer alan kalsiyum günlük ihtiyacınızı karşılayacaktır. Bunun yanı sıra yumurta, beyaz fasulye, somon, lahana, badem gibi besinlerde de kalsiyum yer almaktadır.

Protein

Anne karnındaki bebeğin gelişimi açısından bir diğer hayati madde, proteinlerdir. Beyin dahil olmak üzere bir çok dokunun gelişiminde önemli rol oynayan protein konusunda günlük ortalama ihtiyacınız 75 ile 100 gram olacaktır. Ayrıca sadece bebek üzerinde değil, gebeliğiniz boyunca rahim ve meme dokusunun da genişlemesine yardım olan, kan düzeyinize önemli etkileri olan proteini genellikle kuzu, tavuk, karaciğer, balık ve deniz ürünlerinden alabilirsiniz. Ayrıca yumurta, kuru fasulye, bezelye, tofu ve fındık yiyerek de protein ihtiyacınızı karşılayabilirsiniz.

Demir

Demir, diğer yardımcı maddeleri olan sodyum, potasyum ve su ile birlikte kan yapımından önemli bir rol oynamaktadır. Ayrıca bebeğe oksijen taşınmasında da etkili rol oynayan demiri, doktorunuzun önerisi ile düzenli olarak almalısınız. Hamile kadınların 27 miligram demire ihtiyaçları olduğu sağlık otoriteleri tarafından açıklanmıştır. Eğer gebeliğinizde demir eksikliği yaşarsanız yorgunluk, kansızlık (anemi) ve enfeksiyon gibi riskler ile karşılaşabilirsiniz.

Demir alımı esnasında bir saat önce ve sonrasında kalsiyum tüketmemeye dikkat etmelisiniz. Kalsiyum ve demir birbirini bağlayıcı özellikte olduğundan, demir emilimi engellenmiş olacaktır. Buna karşın demir emilimini artırmak istiyorsanız, demirden zengin yiyecekler ile birlikte aynı öğünde iyi bir C vitamini tüketmeniz önerilir. Örneğin, iyi pişmiş bir kırmızı et yerken, yanında yoğurt yerine bir bardak portakal suyu harika olacaktır!

Diğer Beslenme Endişeleri

Her ne kadar hemen her şeyden ihtiyaç dahilinde yenilmesi söylense de, elbette hamilelik boyunca yenilmemesi gereken besinler de mevcut. En başta et tüketirken normalden biraz daha pişmiş olmasına özen göstermelisiniz. Aksi halde salmonella, bebekte körlük ve zihin engele neden olan toksoplazmoz gibi zararlı bakterileri vücudunuza alabilirsiniz. Yine gebelik boyunca listeriya bakterisi nedeniyle küflü peynir ile  parazit barındırma ihtimali olduğu için sakatatların tüketilmesi tavsiye edilmez.

Aslında genel olarak sağlığı tehdit eden sigara kullanımını, hamileliğiniz boyunca tamamen terk etmenizde yarar vardır. Bunun yanı sıra umbilikal kord sayesinde direkt olarak bebeğe ulaşabilen alkol kullanımı da bebek üzerinde büyüme geriliği, hiperaktif davranışlar, gelişim ve öğrenme bozukluğu, mukayese yapamama gibi ciddi sorunları da birlikte getirmektedir. Ancak yapılan araştırmalara göre nadiren içilen bir bardak şarabın bebek üzerindeki etki yaratmadığı düşünülmektedir.

Gebelik boyunca asla yenilmemesi gereken bir diğer yiyecek grubu da işlenmiş etler. Oldukça lezzetli olsalar da bu besinler hazırlanırken kullanılan ve nitrat olarak bilinen katkı maddeleri bebek üzerinde toksik etki yaratabilir.

Bir çok kişi kahveyi çok sever ve bolca tüketir. Siz de onlardan biri iseniz hamileliğiniz boyunca bu alışkanlığınıza ket vurmanız gerekiyor. Bunun dışında uzun zamandır bakla yenilmesinin bebekte doğum sonrası aşırı sarılık riskine yol açtığı söylense de eğer alerjik bir durum ve G6PD eksikliği yoksa uygun miktarlarda bakla yenmesi bir sorun teşkil etmemektedir.

Son olarak hamileliğinizde dikkat etmeniz gerekenlerden biri de dip balıkları tüketmemeniz olmalıdır. Köpek balığı, kılıç balığı, uskumru gibi bünyesinde cıva barındırabilecek balıklar bebekte toksit etki yaratarak beyin, böbrek ve sinir sistemi tahribatı oluşturduğundan asla tüketilmemelidir.

Sağlıklı bir gebelik için düzenli beslenmenin yanı sıra yine düzenli egzersiz ve uyku ile en güzel anılar ile hatırlayacağınız bu özel döneminizi çok rahat şekilde geçirebilirsiniz.

By | 2018-12-10T08:47:52+00:00 Eylül 11th, 2018|Genel|Hamilelikte Beslenme için yorumlar kapalı