fbpx

Erken Doğum

Erken Doğum

Erken Doğum

Doğumun, hamileliğin henüz 36. haftasından önce gerçekleşmesine preterm doğum ya da erken doğum adı verilmektedir. Henüz tam anlamı ile olgunlaşmayan bebeğe de bu bağlamda “prematüre” denilmektedir. Genel olarak tüm gebeliklerin %8-11’i erken doğum ile sonuçlanmaktadır.

Erken doğum özellikle bebeklerin organ sistemleri üzerinde tam olgunlaşmamaya neden olduğu için doğum sonrası bebeğe yoğun bakım uygulanması gereklidir. Çoğunlukla bebeğin akciğerleri henüz gelişmemiş olduğundan, yeni doğan acil bakım ünitelerinde kuvöze alınarak akciğerlerinin gelişmesi beklenir ve özel oksijen desteği sağlanır.

Bunların yanı sıra hamile kadınların en az %20’si hali hazırda erken doğum kasılması yaşadıklarını bildirmiştir. Ancak bu kasılmalar ile çok fazla karıştırılan bir olgu daha var: Braxtan-Hicks kasılmaları. Farkı nasıl anlayacağınızı düşünüyorsanız kasılmaların şiddetine, sıklığına ve süresine dikkat edebilirsiniz.

Braxtan-Hicks Kasılmaları

Braxtan-Hicks kasılmaları genellikle üçüncü trimesterde ortaya çıkar. Sanki bebeğiniz takla atıyormuş, rahminiz alt üst oluyormuş gibi genel ve yoğun bir kasılma yaşıyormuşçasına hissedebilirsiniz. Ancak bu kasılmalar doğum kasılmaları gibi ağrılı değildir ve en fazla 1-2 saat sürerek sonrasında yok olur. Gebelerin bir çoğunda bu kasılmaların çoğu olmakta ancak özellikle ilk gebeliklerde çok da fazla hissedilmemektedir. Eğer siz de bu kasılmaları henüz hissetmediyseniz son derece normal bir durum içerisindesiniz.

Erken Doğum Kasılmaları

Erken doğum kasılmaları ikinci trimester ile üçüncü trimester arasında meydana gelen genellikle süre olarak 20. hafta ile 36. haftayı kapsayan bir zaman diliminde gerçekleşebilir. Zamanla durmaz ve gittikçe daha sık, şiddetli, düzenli ve ağrılı bir süreci kapsamaktadır. Belirtiler bakımından şunları yaşıyorsanız;

  • Kasık bölgesinin üst kısmında adet ağrısına benzer şiddetli bir ağrı,
  • Sırt bölgesinde ve belde basınç ile birlikte ağrı hissediliyorsa,
  • İshal tarzında bir ağrı ya da bağırsak krampları şeklinde ağrı mevcutsa,
  • Uyluk kemiği ve leğen kemiğinde basınç varsa,
  •  Vajinal akıntı başlamış ve akıntının rengi ile yoğunluğunda artış varsa ve akıntıya kan eşlik ediyorsa doğum sancılarınız başlamış demektir.

Eğer kasılmalarınız bir saat içerisinde 4-5 kez olduysa ve yukarıdaki belirtilerden en az birini yaşadıysanız doktorunuzu acilen bilgilendirmenizin zamanı gelmiş demektir. Kasılmalarınızın sayısını, sıklığını ve şiddetini doktorunuz ile görüşerek, kontrole gitmeniz istenebilir.

Doğum Niçin Erken Başlar?

Normal doğumlarda, doğum eylemi genellikle kendiliğinden başlayan doğal bir  süreçtir. Ancak herhangi bir neden ile annenin ya da bebeğin hayatî bir durumu söz konusu ise, doğum doktor tarafından da başlatılabilir.

Erken doğumun bir çok nedeni olmakla birlikte en güçlü sebepleri arasında çoğul gebeliğin varlığı ve bebeğin amniyon sıvısının gereğinden fazla olması (polihidramniyostur) sayılabilir. Bu sebepler rahim üzerinde daha fazla genişlemeye sebep olduğundan, rahim normal sürenin dolmasını beklemeden kasılmalara başlayabilir.

Diğer bir erken doğum sebebi ise genital bölgedeki ve idrar yollarındaki enfeksiyonlardır. Daha az sıklıkla görülen bir diğer erken doğum sebebi ise bebeği besleyen plasentanın doğum kanalını kapatması (placenta previa) ya da normal süresinden erken ayrılması durumlarında da erken doğum başlayabilir.

Bunların dışında anne adayının sosyoekonomik durumunun düşük olması, yaşanılan coğrafik bölgenin özellikleri, ciddi seviyedeki kansızlık, alkol ve sigara kullanımı gibi sebepler de erken doğumun nedenleri arasında sayılabilir.

Erken Doğum Riski Altındaki Kadınlar

Eğer düzenli kontrol altındaysanız, gebelikle ilgili hiç bir probleminiz yoksa erken doğum yapma riskiniz düşük demektir. Ancak bunun yanı sıra bazı faktörler erken doğumu tetikleyebilir. Eğer daha önce erken doğum yapmışsanız ya da böyle bir durum için tedavi görmüşseniz mevcut gebeliğiniz için de risk altında olduğunuzu bilmeniz ve ona göre önlem almanız gereklidir. Yine tekrarlayan düşük öyküleriniz varsa, özellikli ikinci trimesterde herhangi bir düşük öyküsü varsa erken doğum riskiniz de var demektir. Rahim ağzında yer alan doğuştan getirilen bozukluklar ve rahim ağzı yetersizliği, çoğul gebelik, gebelik esnasında apandisit ameliyatı, bebeğin amniyon sıvısının fazla olması, ağır işlerde çalışılması, sigara ve alkol kullanımı, ileri seviyedeki ruhsal yorgunluk, ateşli hastalık geçirilmesi, düşük bir sosyoekonomik düzeyin varlığı, ileri yaş (40 yaş ve üzeri) ve aşırı kilo kaybı gibi faktörlerinde kesin olmamakla birlikte erken doğuma yol açtığı varsayılmakta olan diğer nedenler arasındadır.

Erken Doğum Tedavisi

Eğer tüm şartlar yolunda giderse bebeğin daha fazla gelişmesi adına erken doğum durdurulabilir. Ancak tedavi esnasında kullanılacak olan ilaçların ciddi yan etkileri olduğu için, tanının uzman bir doktor tarafından konması ve tedavi almakta sakıncası olmayan anne adaylarına uygulanması büyük önem taşır.

Erken doğum riski ile karşılaşmak istemiyorsanız alabileceğiniz bir kaç önlem ile bu riski azaltabilirsiniz. Öncelikle bol su içmeniz önerilir. Rahmi rahatsız etmeyecek su kayıplarını önlemek için 2-3 saat ara ile 500 ml su içmeye özen gösterin. Bunun dışında sağlıklı beslenme düzeninizi gebeliğiniz boyunca sürdürün. Genital bölgenin enfeksiyon kapmaması için tuvalet temizliğinizi önden arkaya doğru yapın. Çok fazla ağır kaldırmaktan ve yoğun fiziksel egzersiz yapmaktan kaçının.

Son olarak bir çok olumsuzluğun sebebi olan stresi yaşamınızdan çıkaramıyorsanız bile en azından gebeliğiniz boyunca rahatlamaya çalışın. Erken doğum her zaman korkutucu bir durum olmuştur ancak olağandışı her durum için doktorunuzu bilgilendirin ve belirttiğimiz önlemler ile bu riski azaltmak mümkündür.

By | 2019-01-07T08:36:12+00:00 Eylül 11th, 2018|Hamilelik|Erken Doğum için yorumlar kapalı