fbpx

Emzirmeyle Sınavım

//Emzirmeyle Sınavım

Emzirmeyle Sınavım

Hamileliğim boyunca emzirmenin çok natürel gelişen bir süreç olacağını düşünüyordum. Sonuçta bebek acıkacak, acıkınca da yemek isteyecekti, içgüdüleri onu annesine yönlendirecek ve bebeğin talebi sonucu ben de prolactin hormone sayesinde yeterli sütü üretecek, ona ihtiyacı olan besini sağlayacaktım. Memeli canlıların tümü bunu nasıl beceriyorsa, ben de becerecektim. Bu mentalitem sayesinde açıkçası emzirmeyle ilgili kendimi bilgilendirmek için pek fazla efor sarfetmedim, beni bekleyen en önemli giş doğummuş gibi doğuma odaklandım ve gerisini akışına bıraktım. HATA!!

Sütümün gelmesinde hiçbir sorun olmamasına rağmen emzirmek hiç de öyle kolay bir süreç değildi. 7 aylık bebeğimle emzirme ilişkimiz hala daha periyodik inişler ve çıkışlarla dolu.

Bebeğim ilk doğduğunda hiç emmeyik sürekli uyumak istiyordu fakat ağır sarılığından dolayı iki saatte bir uyandırıp emzirmem önerilmişti. İlk günlerim bebeği devamlı dürtüklemekle geçti, ama o derin uykudan uyanması hiç kolay değildi ve sarılığının ilerleme riskini düşündükçe stresli bir dönem halini almıştı. Ayaklarıyla oynama, ellerini okşama, karnını okşama v.s. hepsini deniyordum ve sonunda çocuğu maalesef epey bir sarsmak zorunda kalıyordum. Sonunda uyanıp emmeye başladığında ise hemen tekrar uyuyakalıyordu. Onun sütüme ne kadar muhtaç olduğunu bilmenin stresinin yanı sıra bir yandan da aniden gelen sütten dolayı göğüslerim taş gibi ve çok ağrılıydı. Bir şekilde boşaltmam gerekiyordu, sağmayı denedim ama ilk günlerde sağmayı beceremedim. Zar zor 1 oz. sağıyordum ve göğsümdeki şişlik hiç mi hiç inmiyordu.

İlk hafta yaşadığım bu stres yavaş yavaş bebeğimin daha fazla ayık zaman geçirmeye başlamasıyla sona erdi. Emme işinde daha iyi olmaya başladı bizim kız sonunda. Ama bu durum geçer geçmez yeni bir sorunla karşı karşıyaydım: meme ucu yarası! Sonradan bebeğin yanlış pozisyonundan kaynaklandığına karar verdiğim ciddi bir yara vardı sağ meme ucumda. O emdikçe acı çekiyordum, ve kanadığını gördükçe daha da üzülüyordum. Sürekli olarak krem sürmeme rağmen sağ göğsümden emzirme çok acı verici bir olaydı benim için. Meme ucumun yarasından dolayı deforme olmasıyla bebeğin tutuşu da zorlaşıyordu. Tutuş zorlaştıkça ağrı artıyordu, bebeğim ağlıyordu, ve ben neredeyse vazgeçmek üzereydim. Neyse ki araştırmacı eşim duruma el koydu ve internette bulduğu bu video ile sorun bir anda çözülüverdi! Emzirme pozisyonumu bu videodaki gibi değiştirince bir anda emzirmek eskisi kadar acılı olmamaya başladı ve günler içinde de yaram tamamen iyileşti. Bu videoyu yapan insanlara ne kadar minnettarım anlatamam!

Peki yaram iyileştikten sonra tüm sorunlar geçti mi? Hayır! Bir sonraki problemimiz sütümün aniden boşalması ve bebeğimin ağzına dolan sütten huysuzlanıp emmeyi redddedmesiydi. Yaklaşık 1.5 aylıkken olan bu sorun halen zaman zaman geri geliyor. Herkes ‘aa sütün fazla ne güzel’ diye yorumlar yapıyordu fakat aslında pek de hoş olmayan bir durum yaratmıştı bu hızlı akış. Her emzirme seansımız boğulmalarla, ağlayıp geri çekilmelerle ve sonunda memeyi boşaltamadan bebeğimin emzirmeyi bırakmasıyla bitiyordu. Böyle olunca göğüslerim daha da doluyor ve bir sonraki emzirmemizde daha da sorun yaşıyorduk. Ben de rahatlamak için önce sütümü biraz sağıp sonra bebeğime vermeye başladım. Bu yöntem ilk başlarda işe yaradı fakat daha sonra sağdığım için sütüm daha da çoğaldı, artık geceleri bebeğim uyanmadan kalkıp sağmam gerekiyordu, yoksa göğüs ağrısından ve sertliğinden uyuyamıyordum. Sonunda bir emzirme danışmanıyla görüşünce kesinlikle artık sağmamam gerektiği uyarısını aldım. Vücut talebe göre süt ürettiğinden ben vücuduma sağarak ‘daha çok süt üret’ mesajı veriyormuşum ve durumu kötüleştiriyormuşum. Gerçekten rahatlamam gerektiğinde pompa kullanmadan elimle göğsüme masaj yaparak rahatlayacak kadar çok az sağmamı ve yavaş yavaş bu sağmaları azaltıp bırakmamı söyledi. Gerçekten de bu hayat kurtaran bir tavsiyeydi! Gerçekten bu hayat kurtaran bir tavsiyeydi! Birkaç gün göğüs sertliğinden muzdarip olsam da yavaş yavaş göğsüm üretimini bebeğimin talebine göre azalttı ve ben rahatladım.

Bir de süt fazlalığı ile ilgili işime yarayan bir diğer tavisye: her seansta sadece bir göğüs verme ve göğüs boşalmadıysa iki seans üst üste aynı göğsü verme. Gereksiz yere iki göğsü de uyarınca üretim artıyormuş ve bu da yine istenmeyen durumlara sebep oluyor. Bu teoriden hareketle sütü az olanların her emzirmede iki göğsü birden vermelerinin de ne kadar önemli olduğunu vurgulamak lazım.

Yazımın başında da dediğim gibi emzirme oldukça inişli/çıkışlı bir dönem. Yukarıda bahsettiklerimin yanı sıra mesela 3 aylıktan beridir bebeğimin etrafı inceleyip ancak sessizlikte emmeye konsantre olabilme sorunu da var. Fakat unutmamak lazım ki bebeğiniz sağlıklı bir şekilde kilo alıyorsa ve siz emzirmeye devam etmek istiyorsanız bu yolda aşılamayacak hiçbir sorun yok. Sonuçta emzirmek bebeğinizle paylaşacağınız en özel tecrübe! Bundan kolay kolay vazgeçmeyin derin. Böyle hissedeceğimi hiç düşünmemiştim ama ben şimdiden gün gelecek de bebeğim memeden kesilecek diye çok üzülüyorum.

By | 2018-09-19T08:03:01+00:00 Mart 15th, 2018|Uncategorized|0 Comments