fbpx

Doğum Sonrası Depresyon (Postpartum Depresyon)

//Doğum Sonrası Depresyon (Postpartum Depresyon)

Doğum Sonrası Depresyon (Postpartum Depresyon)

“Doğumdan sonra günün çoğunu çaresizlikle ağlayarak geçiriyorum. Yapmam gerekenlerin listesi oldukça uzun olmasına rağmen bir türlü kafamı toplayarak işleri organize edemiyorum.”

“Bebeğim sürekli ağlıyor ve nedenini bilemediğim için onu susturamıyorum. Annelik konusunda kendimi çok yetersiz hissediyorum. Acaba ben kötü bir anne miyim?”

“Bu sıralar çok çabuk sinirleniyorum. Sanki çevremdeki herkesi tersliyormuş gibi hissediyorum. Bunların sebebi bebeğim değil, tamamen benim. Vicdan azabı çekiyorum, dayanamıyorum”

” Kendime zaman ayıramıyorum ve çok kötü görünüyorum. Göz altlarım mosmor oldu uykusuzluktan. Acaba eşim beni beğenmiyor mu?”

Doğum sonrasında bir çok kadının ortak cümlelerini okudunuz. Bebek sahibi olmak her ne kadar inanılmaz mutluluk verici bir olay olsa da özellikle annenin yaşamını ciddi anlamda stresli ve sorumluluk altında ezilmiş hale getirebiliyor. Doğumdan sonra kadınların bir çoğunda hafif hüzün, stres ve kaygı görülmekte, genellikle 10-15 gün içerisinde bu durum kendiliğinden geçmektedir. Ancak bazı kadınlarda -nadirde olsa- doğum sonrası ağır depresyon ve psikoz gibi ciddi duygu durum değişimleri ortaya çıkmaktadır. Doğumdan sonraki haftalarda sinsi bir şekilde devam eden bu psikolojik durum, yardım alarak bir kaç ayda düzelebilir. Ancak bazı durumlarda da 2-3 yıl sürdüğü de olmuştur.

Postpartum depresyon olarak da bilinen doğum sonrası depresyonun sebeplerini 2 grupta inceleyebiliriz:

1. Biyolojik Sebepler: Hamilelik esnasında kadınların vücudunda progesteron ve östrojen seviyeleri her daim yüksek seyreder. Doğum gerçekleştiğinde ise bu iki hormon ani şekilde düşerek duygu durum bozukluklarına neden olabilir. Bunun yanı sıra eğer folat eksikliği varsa da postpartum depresyon görüldüğü tespit edilmiştir.

2. Psikososyal Sebepler: Tüm doğum yapan kadınlarda bir takım hormonal değişimler görülmesine rağmen sadece %15-20’lik bir bölümünde psikiyatrik bozukluklar olması sosyal çevrenin etkisini de gözler önüne sermektedir. Çevredeki kişilerin baskısı, sosyal stres faktörleri ve özellikle kayıp duygusu anneyi depresyona sürükleyebilir. Anne, kendini sahiplenici kimliğin yanında bir de besleyici kimlikte de bulmuştur. Öte yandan hamileliğin sona ermesi ile bebekle olan yakınlığının sona erdiğini düşünerek, tıpkı sevdiği birini kaybettiğindeki hüznü ve acıyı da duyabilir.

Postpartum Depresyonda Geçmiş Yaşamın Etkileri

Doğum sonrasında zaten annelik rolüne hazırlıksız olan yeni anne yeni rol tanımına ayak uydurmaya çalışırken bir de geçmişten gelen bunalım, evlilik ile ilgili sorunlar, istenmeyen gebelik, doğum endişeleri, çevresinde yardım edecek kişilerin olmayışı ve aile içerisindeki ruhsal problem öyküleri varsa doğum sonrası depresyon tetiklenmektedir.

Öncesinde sadece çift olarak rollerine devam eden kişiler, doğum sonrası bir de anne ve baba kimlikleri ile yaşama devam ederler. Bebek bakımının ağırlıklı olarak annede olması, eşinden bu konuda yeterli destek alamamak ve sorunlu bir evliliği devam ettirmek zorunda kalan anneler de doğum sonrası depresyon belirtilerinin ortaya çıkmasına sebep olmaktadır.

Erken yaşta hamile kalan annelerde doğum sonrası depresyon yaşama riski %35 daha fazla olmaktadır. Eğer annenin geçmiş yaşamında depresyon öyküsü varsa risk %30 civarındadır. İlk gebeliğinde doğum sonrası depresyon yaşayan annenin, şimdiki gebeliğinde hafif kaygılı ve hüzünlü olması bulguları varsa dikkatli olunmalıdır. Zira bu tip annelerde major depresyonun birden ortaya çıkma olasılığı %85’tir.

Doğum Sonrası Depresyonun Belirtileri

Normal depresyondan bir takım farklılıklar gösteren doğum sonrası depresyon gün içinde akşamları daha yoğun hissedilir. 2 ay gibi kısa süreli olsa da zihin karışıklığının daha uzun süre devam ettiği belirtilmiştir. Yoğunlukla şu duygular görülür:

  • Arkadaş etkinlikleri, aile toplantıları ya da keyif veren ortamlardan kendini soyutlama,
  • Aşırı hüzün, kaygı ve boşlukta hissetme,
  • Sürekli uyku hali/uyku bozukluğu, aşırı yorgunluk, halsizlik,
  • Bebeğe istemeden zarar verme endişesi, anne olarak kendisini yetersiz görme, bebeğin uykusu, beslenmesi ve bakımı ile ilgili kaygılar,
  •  Zihin karmaşası, unutkanlık, bellek kontrolünde zayıflık,
  • Dikkat ve konsantrasyon eksikliği,
  • Hiç bir neden yokken ortaya çıkan ağlamalar, panik atak, sinirli olma hali, mide bulantısı, iştahsızlık veya aşırı iştah, aşırı kilo kaybı/çok fazla yemek yeme,
  • Bebekle ilgilenmek istememe, mutlu olması gerekli iken hüzünlü duygulara sahip olmanın vermiş olduğu suçluluk duygusu,
  • Cinsel ilişkiden soğuma/kaçma

Doğum Sonrası Depresyon İçin Yardım Alınmalıdır!

Genellikle doğum sonrası depresyonu tespit etmek zordur. Çünkü doğum gibi büyük bir değişiklik zamanında, yeni anne adayını ne hissetmesi gerektiğini bilmediği bir anda ortaya çıkan bir durumdur. Anne adayı çoğu zaman problemlerin kendisinden kaynaklandığını düşünebilir. Bir çok kadın bu gibi duyguları hissettiği için utanır, çevresinden saklar ve belli etmek istemez. Eğer doğumdan sonra kendinizde istemediğiniz duyguların olduğunu düşünüyorsanız mutlaka yardım almalı, yardım istemekten çekinmemelisiniz. Ne kadar erken tespit ederseniz, alacağınız yardımın etkisi o oranda yüksek olacaktır. Doğum sonrası depresyon son derece normal ve yaygın bir durumdur. Doğum yapan her beş kadından ikisi bu duygu durum farklılıklarını yaşamaktadır. Bu nedenle sevdiğiniz aile üyelerinden, doktorunuzdan ya da sağlık ekiplerinden yardım isteyebilirsiniz.

İyileşebilirsiniz!

Gerekli sağlık yardımını aldıktan sonra birazda kendi çabanız ile kendinize ve bebeğinize yardımcı olabilirsiniz. Yapılacak işler konusunda aile üyelerinden yardım isteyebilir, kendiniz sadece bebeğiniz ile ilgilenebilirsiniz. Böylece sorumluluğunuz en aza iner. Bebeğiniz uyuduğu zaman siz de uyuyabilir, uzanabilir hatta ılık bir duş alarak, bebeğinizi aile üyelerinden biri ile bırakarak 10 dakika da olsa yürüyüş ve egzersiz yapabilirsiniz.
Eğer sigara ve alkol kullanıyorsanız derhal bırakın. Öte yandan kafein tüketiminden de uzak durun. Size iyi gelmeyen, görmekten mutluluk duymayacağınız, sürekli eleştiren insanları ev ziyaretine kabul etmeyin ve o insanlar ile telefon konuşmalarınızı filtreleyin.

Eşiniz ile ilişkilerinizin daha iyi olması için birbirinize kısa da olsa zaman ayırın. Gün içerisinde iletişim halinde olun ve bebeğinizi güvendiğiniz birine bırakarak birlikte kısa etkinlikler yapın.

2019-08-06T07:36:44+00:00