fbpx

En Yaygın 10 Çocuk Hastalığı

//En Yaygın 10 Çocuk Hastalığı

En Yaygın 10 Çocuk Hastalığı

Son yıllarda aşılamanın öneminin tartışılmaz bir gerçek olarak savunulmasını temel alarak, aşılanmayan çocukların geçirdiği çocuk hastalıkları ciddi olumsuzluklara sebebiyet vermektedir. Bilindiği üzere büyüme süreci devam ettikçe, bağışıklık sistemi de gelişmeye devam etmektedir. Bu sürede eğer çocuklar aşılama ile korunma altına alınmazsa, bir çok bulaşıcı çocukluk çağı hastalığına yakalanabilmektedirler. Ne yazık ki bunların hiç biri basit hastalıklar değildir. Ciddi sonuçları olan, ağır sekeller bırakan ve bazen de maalesef ölümle sonuçlanan bu hastalıkları yakından tanımakta fayda olduğunu görüyoruz.

1. Kızamık

Gözlerde sulanma, ışığa karşı ciddi hassasiyet, göz kapaklarında şişme, tüm vücutta ağrı, sürekli hapşırma, yüksek ateş, vücudun çeşitli yerlerinde kırmızı ve kahverengi döküntüler gibi belirtiler ile ortaya çıkan kızamık, hastalık yapan virüsün vücuda girmesinden 10-14 gün sonra ortaya çıkmaktadır. En çok kış mevsiminin sonlarında ve ilkbahar başlangıcında görülür. Hava damlacıkları, balgam ve tükürük yoluyla çok bulaşıcı olan ve basit bir hapşırık ile dahi bulaşabilen bu tehlikeli hastalık yetişkinlerde nispeten hafif atlatılsa da maalesef çocuklarda ve bebeklerde oldukça tehlikeli ve ölümcül sonuçlar doğurabilir. Hastalığın spesifik bir ilacı yoktur. Doktorun önerdiği destekleyici tedavi ile hastalık atlatılmaya çalışılır.

2. Kabakulak

Yüzün bir bölümünde ağrılı ve şişmiş tükürük bezleri, kas ağrısı, halsizlik ve yorgunluk, mide bulantısı, ağız kuruluğu, yutma ve çiğneme esnasında ağrı ile yüksek ateş belirtilerine sahip kabakulak, hastalık virüsü vücuda girdikten ortalama 1 hafta sonra ortaya çıkmaya başlar. Solunum yolu ile bulaşabilen ve virüsün tükürük bezlerinde çoğalması ile devam eden bu hastalığın net bir tedavisi yoktur. Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de aşılama ile görülme sıklığı oldukça azaltılmış olan bu hastalık eğer dikkate alınmazsa, işitme kaybına dahi sebep olmaktadır. Tedavide genellikle yatak istirahati verilir ve destekleyici ilaç tedavileri uygulanır.

3. Kızamıkçık

Kızamık hastalığı ile bir çok kez karıştırılan bir başka çocukluk çağı hastalığı da kızamıkçıktır. Herkeste farklı belirtilere sahip olsa da genellikle yüksek ateş, burun akıntısı, boğaz ağrısı ve öksürük gibi adeta grip hastalığına benzer komplikasyonlar içeren bu hastalığın bir diğer özel belirtisi de aslında lenf bezlerinin şişmesi ve ağrımasıdır. Kızamık hastalığından farkı derideki döküntülerin daha küçük ve parlak kırmızı renkte olmasıdır. Bu döküntüler genellikle kaşıntılı değildir ve birbiri ile karışmazlar. Yetişkinlerde oldukça nadir görülen bu hastalık, genellikle çocuklarda ve bebeklerde görülmektedir. Eğer hamile bir anne adayı bu hastalığa yakalanırsa, bebek üzerinde ciddi zararlar ortaya çıkabilir. Son zamanlarda aşılama sayesinde artık nadir olarak görülmektedir.

4. Su çiçeği

Varicella Zoster adındaki bir virüs tarafından bulaşan, genellikle çocuklarda görülen içi su dolu kabarcıklar şeklindeki döküntülü hastalıktır. Oldukça bulaşıcıdır. Yetişkinlerde nispeten hafif atlatılsa da, çocuklarda ve yaşlılarda ciddi olumsuzluklara sebebiyet verebilir.
Hastalık yapan virüs, vücuda girdikten 2-3 hafta sonra belirtileri ortaya çıkar. Genellikle yüksek ateş, bitkinlik ve halsizlik ile seyreden, çokça boyun ve yüz çevresinde su dolu kaşıntılı kabarcıklar şeklinde kendini gösteren hastalık süresince, bu kabarcıklar patlatılırsa kalıcı izler kalabilmektedir. Ortalama 7-10 gün süren hastalık devam ederken, hasta kişi sosyal ortamlardan izole edilmelidir. Aksi halde ciddi salgınlara neden olabilir.

Hastalığın tam anlamı ile tedavisi olmadığından, kaşıntı önleyici ilaçlar, istirahat, soğuk duş, antialerjik ilaç kullanımı ile bazı senkronize bakteriyel durumlarda ise antibiyotik kullanımına başvurulmaktadır.

5. Zatürree

Dünyanın bilinen en eski hastalıklarından biri olan zatürre, sesli ve hırıltılı nefes, göğüste ağrı, yüksek ateş ve solunum sayısının artması belirtileri ile kendini gösterir. Hastalığı taşıyan kişi tarafından yakın temas sonucu bulaşan bu tehlikeli hastalık zamanında etkili şekilde tedavi edilmezse çocuklar ve bebekler üzerinde ölümlere neden olmaktadır. Aşılamanın koruyuculuğu artırdığının bilinen bir gerçek olmasının yanı sıra asıl önemli olan çocukları mikrop alabileceği toplu ortamlardan uzak tutmaktır.

6. Atopik Dermatit

Son zamanlarda deri ve mukoza yapısının soğuk, sıcak ve nemsiz ortamlara karşı aşırı hassasiyet göstermesiyle ortaya çıkan bir cilt hastalığı olan atopik dermatitin en sık belirtisi çok kurumuş cilt, döküntü ve kaşıntıdır. Genellikle bu tip hasta deri dirsek içlerinde ve dizin arkasında görülür. Hastalığa sahip olan bebek veya çocuğun bulunduğu ortamın nemli olması ve kullanılan giysilerin tahriş edici olmaması gereklidir. Öte yandan yine kullanılan dermokozmetiklerin yağlı olması gerekirken, sürekli banyo rutini önerilmez. Hastalığın tedavisinde bir takım nemlendirici kremler, inatçı seyreden tipinde ise UVB uygulaması, fotokemoterapi gibi yöntemler uygulanmaktadır.

7. Kalça Displazisi

Yakın zamana kadar halk arasında “kalça çıkığı” olarak adlandırılan bu hastalık, bacakta bulunan ana kemiğin üst kısmının, kalça kemiği ile bağlantısının bozulması olarak belirlenebilir. Bozukluk bulunan bebek ve çocuklarda kalça ve dizler kırık pozisyondayken, her iki dizin aynı seviyede olması gerekirken, bir diz diğerine göre daha aşağıda görünüyorsa, kalça displazisi teşhisi konmaktadır. Hiç beklemeden tedaviye başlayan hasta için 6 aylık dönemde kalçayı uygun pozisyonda tutmak için bir takım ateller kullanılmaktadır.

Özellikle bebeklerde sıkı kundaklama, her iki bacağı aynı anda yukarı doğru kaldırma gibi hareketlerin eklem yapısını bozduğu düşünülürse, bu uygulamalardan kaçınılması gereklidir.

8. Konjenital Hipotiroidi

Doğuştan gelen ve boyun bölgesinde bulunan tiroid bezinin yokluğu ya da eksikliği konjenital hipotiroidi olarak adlandırılmaktadır. Zeka geriliği yarattığı için bir an önce tedaviye başlanması gerekir. Genellikle bebeklerde emme güçlüğü, kaba sesle ağlama, solunum darlığı, geçmeyen sarılık, kabızlık ile sert yüz hatlarına sahip olma şeklinde belirti vermektedir. Hastalara ağızdan tiroid hormonu verilerek yapılan tedavi süresince, hasta yakından takip edilerek hormon seviyeleri kontrol altında tutulmaya çalışılmaktadır.

9. Rotavirüs

Son zamanlarda kış aylarında oldukça sık görülen, oldukça bulaşıcı ve tehlikeli olan rotavirüs hastalığı, ateş, kusma, bulantı ve ciddi sıvı artışı ile kendini göstermektedir. Mikrop taşıyan maddeye dokunma, su ve gıda yolu ile bulaşan bu hastalık genellikle toplu yaşanan ortamlarda, ellerin sıkça yıkanmaması nedeniyle görülmektedir. Özellikle 2 taş altındaki bebeklerde ciddi olumsuzluklara neden olan bu hastalık, hastanede yatış ile tedavi edilmektedir. Hastalıktan korunmak için bebekliğin ilk aylarında ağızdan damlatılarak aşılamanın büyük yararı vardır.

10. El-Ayak-Ağız Hastalığı

Genellikle 2 ila 10 yaş arasındaki çocuklarda görülen el-ayak-ağız hastalığı virüs kaynaklı bir hastalıktır. Ağız içinde yaralar, kırmızı ve içi su dolu döküntüler, yüksek ateş ile belirti veren bu hastalığa, genellikle yaz ve sonbahar mevsiminde Coxsackie adı verilen virüslerin neden olduğu bilinmektedir. Nadiren de olsa tüm vücuda yayılabilir. Hatta bazı durumlarda beyin zarı iltihabına (menenjit) neden olduğu için hastalığa karşı acilen tedavi başlanmalıdır.

2019-07-12T11:06:03+00:00