fbpx

Bebeklerde Uyku Eğitimi

//Bebeklerde Uyku Eğitimi

Bebeklerde Uyku Eğitimi

Bebeklerde Uyku Eğitimi

Uyku, tüm vücudun dinlenme safhasına geçtiği en rahat zamandır. Uyku daha anne karnında başlayan bir süreç. Bilindiği gibi bebekler daha gelişim aşamasında dahi anne karnında daima uyurlar. Doğum sonrasında da yeni doğan bir bebeğin ortalama 20-21 saatini uyuyarak geçirdiği düşünülürse, uykunun önemi ortaya çıkmaktadır. Ancak bu süre daimi olmadığı gibi oldukça kesintili bir süreçtir. Çünkü yeni doğan bir bebeğin ilk aylardaki döngüsü, iki saatte bir beslenme ihtiyacı olduğundan uyku ile uyanıklık arasında devam eder. En başlardaki karmaşık düzen, bebek büyüdükçe nispeten daha da azalır ve uyku rutini yavaş yavaş düzene girer. Bu düzene girme ile birlikte doğru uyku alışkanlıklarını erken oturtmak isteyen ebeveynler bebeklerde uyku eğitimi konusunu da düşünmeye başlar.

Uyku Eğitimi Nedir?

Bebeğin büyüdükçe uyku gereksinimi de değişir. Genellikle daha tahmin edilebilir bir zaman aralığında uyuması gereken bebek, zamanla uykuya dalmayı ve gece süresince de beslenme aralıkları hariç uyumayı öğrenecektir. Bazı bebekler bu süreci oldukça kolay geçirirken yani uyku düzenini daha çabuk oturturken; bazı bebekler ise uykuya dalmada zorluk çekerler. Uyku konusunda zorluk çeken bebekler için pek çok uzman farklı görüşler ortaya atmakta ve bu konu her geçen gün farklı tartışmalara neden olmaktadır. Bir kısım uzmanlara göre her bebek farklıdır ve onlar için değişken uyku teknikleri uygulanmalıdır. Diğer kısımdaki uzmanlar için ise uyku eğitimi bir çok sorun nedeniyle asla uygulanmamalıdır görüşünü savunmaktadırlar. Bu iki ayrı görüş için en çok karşımıza çıkanlar arasında Ferber Yöntemi ile Attachment Parenting (Doğal Ebeveynlik) Öğretileri yer alır:

Ferber Yöntemi

Bu yöntem uyku konusunda sıkıntı yaşayan bebekler için Dr. Richard Ferber tarafından geliştirilmiştir. Uygulanması için bebeğin en az 4-6 aylık süreci tamamlaması beklenir. Dünyada bir çok ülkede anneler tarafından uygulanan bu yöntem bebeğin kendi kendine uyumasını sağlamak, ağlama krizlerine -zor da olsa- dayanmayı öğretmektedir.

Yönteme göre ilk önce bebeği uyku rutinine alıştırmak gerekir. Yani her akşam ılık ve rahatlatıcı bir duş sonrası bebeğe (3 aydan büyükse) bazı rahatlatıcı yağlar ile masaj yapılır. İstenirse hikaye okumak, dinlendirici hafif müzikler ile uykuya hazırlamak da rahatlatıcı metodlar arasında sayılabilir. Bu gibi tekniklerin bebeğe uyku vaktinin geldiğini işaret ettiği savunulmaktadır.  Yöntemin temelini, bebeğin ağlaması ve uyutan ebeveynin buna rağmen kararından vazgeçememesi oluşturmaktadır. Her gün, bir önceki günden daha uzun süre boyunca odada bulunmak da diğer bir kuraldır.

İlk gün uyku rutinlerinden sonra bebeği yatağına bırakıp, 3 dakika sonra geri dönmeniz istenir. Bu durum bebek uyuyana kadar devam eder. Dilerseniz bu süreyi bir kaç dakika daha artırabilirsiniz.

İkinci gün yine uyku rutininden sonra bebeği yatağına bırakarak artık 5 dakika da bir geri dönmeniz istenir. Odadan ikinci kez ayrıldığınızda tekrar odaya girmeniz için en az 10 dakika beklemeniz gereklidir. Bebek ne kadar ağlarsa ağlasın dayanmak zorundasınız.

Üçüncü gün ise odaya ilk giriş için 10 dakika beklemeniz istenir ve bebek uyuyunca kadar bu süre tekrarlanmalıdır. Artık bebeğiniz duruma yavaş yavaş alıştıysa, odaya geri dönme süresini daha da uzatabilirsiniz.

Yöntemin diğer bir kuralı da her odaya girdiğinizde bebek ile ten teması kurmamalısınız. Yani ne kadar ağlarsa ağlasın kucağınıza alarak sakinleştirmeye çalışmamalısınız. Bu yönteme göre bebek zamanla uyku saatinin geldiğini idrak edecek ve ağlasa da annesinin gelip onu almayacağını anlayacaktır. Yöntem sabırla devam ettirilirse, bebek kendisinin uykuya dalabileceğini da öğrenmiş olacaktır.

Ferber yöntemi her ne kadar mantıklı görülse de anneler için oldukça stresli ve üzüntülü bir süreçtir. Bir anne için bebeği yatağına koyduktan sonra, bebeği ağlarken kapının dışında beklemek çok zor olacaktır. Hatta bazı anneler bu duruma dayanamayıp odaya girerek bebeklerini kucağına alırlar ve sakinleştirmektedirler.

Doğal Ebeveynlik (Attachment Parenting) Öğretileri

Tüm dünya genelinde Dr. William Sears tarafından ortaya atılan bir dizi kurallara doğal ebeveynlik öğretileri adı verilmektedir. Bu öğretilere göre ağlamak, bir bebeğin ihtiyaçlarını, psikolojik ve fizyolojik rahatsızlığını bildirmesi kısacası hayatta kalması için oldukça önemlidir. Ancak uykuya dalamama durumunda ebeveynlerin ilk aklına gelen genelde bir uyku problemi olduğudur. Ancak bu problemde bebeğin mizacı, uyku hakkında yeterli bilgiye sahip olmayan ebeveynin beklentileri, aile içerisinde yer alan stresli durumlar, ebeveynlerdeki depresyon gibi psikolojik bozukluklar gibi nedenlerin de yer alması muhtemeldir.

Doğal ebevenylik için her türlü uyku eğitimi tavsiye edilmez. Özellikle kontrollü ağlatma yönteminin, bebeğin zihin gelişimi ile duygusal ihtiyaçlarının karşılanmaması noktasında endişe verici bir durum olduğu savunulur. Yine bağlanma sürecindeki bebeğin sürekli ağlamasının aşırı strese yol açtığı, bununla birlikte bebek ağlamayı bitirdiğinde dahi kanda kortizol seviyesinin yüksek seviyede olduğu tespit edilmiştir.

Diğer Uyku Eğitimi Metotları

Ferber Yöntemi dışında belirli bir süre güven ortamı yaratılarak uyku eğitimi olan Co-Sleep Yöntemi; bebeği yatırıp ağladığında kaldırıp sakinleştirip, sonrasında tekrar yatırılan ve bu sürecin bebek uyuyana kadar devam ettiği Tracy Hogg Yöntemi ile kontrollü uzaklaşma ile uyku eğitimi verilen Kim West Yöntemi de diğer uyku eğitimlerinde kullanılan metotlardandır.

Bebekle Birlikte Uyumak

            Yapılan araştırmalara ve Doğal Ebeveynlik öğretilerine göre bir bebeğin en güzel uykusunu anne yanındaki beşikte veya annesi ile aynı yatakta yatarken uyuduğu saptanmıştır. Bu durum aynı zamanda ilk 6 ay içerisinde görülen ani bebek ölümü sendromunu da engellemektedir. Anne ve bebeğin yakın ilişkide olduğu, bebeğin kendini tam güvende hissetmesi ve güvenli bağlanma açısından da tavsiye edilen bu durum için yine de bazı hususlarda dikkat edilmeyi gerektirir. Bu kapsamda annenin aşırı yorgun olmaması, sigara kullanmıyor olması, bebeğin yüzüne dolanabilecek çarşaf, yastık, yumuşak oyuncaklar olmaması, yatağa monte edilen beşik kullanılacaksa iyi monte edilmiş olması, yeterli yatak genişliği, bebeğin arkasına yumuşak bir destek konulması gibi hususlara da dikkat edilmelidir.

  • Anne ve bebeğin aynı yatağı paylaştıkları durumlarda bir çok avantaj ortaya çıkar. Bunlardan bazıları:
  • Hem anne, hem de bebek daha mutlu uyurlar.
  • Gece boyunca devam eden emzirme süreci anne için daha az yorucu olacağından anne sabaha daha dinç uyanır.
  • Emzirme süreci devamlı olacağından süt üretimi korunur.
  • Ani bebek ölüm riski önemli ölçüde azalır.
By | 2018-12-09T06:30:21+00:00 Eylül 11th, 2018|Genel|Bebeklerde Uyku Eğitimi için yorumlar kapalı